İştirak Nafakası Maaşın Yüzde Kaçı? Hesaplama ve Oranlar (2026)


Boşanma davalarında en çok merak edilen sorulardan biri “iştirak nafakası maaşın yüzde kaçı?” sorusudur. Velayeti almayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine ne oranda katılacağı, hem nafaka borçlusu hem de nafaka alacaklısı açısından kritik bir öneme sahiptir. Türk hukukunda iştirak nafakasının belirlenmesinde sabit bir yüzde oranı bulunmamakla birlikte, uygulamada belirli kriterler ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda bir çerçeve oluşmuştur. Bu yazıda, iştirak nafakasının maaşın yüzdesi olarak nasıl hesaplandığını, 2026 yılı güncel oranlarını, en yüksek nafaka miktarını ve Yargıtay’ın bu konudaki yaklaşımını detaylı şekilde ele alacağız.


İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararı sonrasında velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, eğitim ve yaşam giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlayan nafaka türüdür. Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesinin 2. fıkrası bu yükümlülüğü açıkça düzenlemiştir:

“Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”

İştirak nafakasının temel amacı, boşanma sonrasında çocuğun yaşam standardının korunması ve her iki ebeveynin de çocuğun giderlerine adil şekilde katkıda bulunmasının sağlanmasıdır. Bu nafaka, çocuğun menfaatini korumaya yönelik olduğundan kamu düzenine ilişkin kabul edilmekte ve tarafların iradelerine bırakılmamaktadır.


İştirak Nafakası Maaşın Yüzde Kaçı?

Türk hukuk sisteminde iştirak nafakasının maaşın belirli bir yüzdesi (örneğin doğrudan %25 veya %30 gibi) olarak belirlenmesini öngören emredici bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Nafaka miktarı, her somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet ilkesi çerçevesinde hakim tarafından takdir edilmektedir.

Ancak uygulamada mahkemeler, iştirak nafakasına karar verirken nafaka borçlusunun net gelirinin genellikle %15 ile %25 arasında bir oranına tekabül eden miktarlara hükmetmektedir. Bu oran; çocuk sayısı, çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, nafaka borçlusunun mali durumu ve diğer giderleri gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilmektedir.

Yargıtay’ın Oran Konusundaki Yaklaşımı

Yargıtay kararlarında iştirak nafakasının maaşın belirli bir yüzdesi olarak hesaplandığına dair genel bir kural bulunmamakla birlikte, somut olaylardaki gelir-nafaka dengesi çeşitli kararlarda değerlendirilmiştir:

Gelirle Orantısız Yüksek Nafaka Durumu: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2015/9029 E. sayılı kararında, 1.300 TL geliri olan babanın iki çocuk için toplam 1.568 TL nafaka ödemesi (gelirinin %120’sini aşan bir miktar) “sözleşmedeki dengenin bozulduğu” gerekçesiyle hakkaniyete aykırı bulunmuş ve indirim gerektiği hükme bağlanmıştır.

Yetersiz Görülen Oranlar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2014/20085 E. sayılı kararında, 1.200 TL geliri olan bir babanın ödediği 280 TL nafaka (yaklaşık %23), çocuğun ihtiyaçları karşısında yetersiz bulunarak bozulmuştur. Benzer şekilde, 2014/20942 E. sayılı kararda 2.500 TL maaş alan bir polis memurunun çocuk başına ödediği 300 TL nafaka miktarı yetersiz görülmüştür.

Yüksek Gelir ve Nafaka Dengesi: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/15067 E. sayılı kararında aylık 3.400 USD geliri olan bir babanın ödediği 2.000 TL nafaka, mahkemece artırılmış olsa da Yargıtay tarafından “babayı zarurete düşürmeyecek şekilde” belirlenmesi gerektiği vurgulanarak fazla bulunmuştur.

Bu kararlardan anlaşılacağı üzere, Yargıtay nafaka miktarının belirlenmesinde hem çocuğun ihtiyaçlarını hem de nafaka borçlusunun yaşamını idame ettirmesini gözetmektedir.


Çocuğa Verilen Nafaka Maaşın Yüzde Kaçı?

Çocuğa verilen iştirak nafakasının maaşın yüzde kaçı olacağı sorusunun kesin bir cevabı yoktur. Ancak uygulamada gözlemlenen genel eğilimlere göre:

Çocuk SayısıYaklaşık Oran Aralığı
1 Çocuk%15 – %25
2 Çocuk%20 – %35
3 ve üzeri%25 – %40

Bu oranlar kesin olmayıp, her davanın kendine özgü koşullarına göre hakim tarafından belirlenmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 330. maddesi uyarınca nafaka miktarı belirlenirken şu unsurlar dikkate alınmaktadır:

  • Çocuğun ihtiyaçları (yaş, eğitim, sağlık durumu)
  • Ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri
  • Çocuğun varsa kendi gelirleri

İştirak Nafakası Gelirin Yüzde Kaçı?

İştirak nafakası hesaplanırken “gelir” kavramı sadece maaşla sınırlı değildir. Nafaka yükümlüsünün toplam geliri değerlendirilirken aşağıdaki kalemler de göz önünde bulundurulmaktadır:

  • Aylık maaş ve ücret gelirleri
  • İkramiye ve primler
  • Kira gelirleri
  • Hisse senedi ve temettü gelirleri
  • Serbest meslek kazançları
  • Huzur hakları ve tazminatlar
  • Gayrimenkul gelirleri

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/117 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, asgari ücret seviyesinde gelire sahip olmak iştirak nafakası ödemeye engel değildir, ancak bu durum nafaka miktarının tayininde temel etken olarak dikkate alınmaktadır.

Toplam Gelire Göre Nafaka Hesaplama İlkeleri

Nafaka hesaplamasında hakimin takdir yetkisi çerçevesinde dikkate aldığı temel ilkeler şunlardır:

Hakkaniyet İlkesi: TMK’nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi uyarınca, nafaka miktarının hem çocuğun giderlerini karşılaması hem de nafaka yükümlüsünün mali gücüyle orantılı olması gerekmektedir.

Gücü Oranında Katılım: Velayeti kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine “gücü oranında” katılmakla yükümlüdür. Bu ifade, nafaka miktarının borçlunun ödeme kapasitesiyle doğru orantılı olması gerektiğini göstermektedir.

Zenginleştirme Yasağı: Nafaka miktarının belirlenmesinde iştirak nafakasının amacı göz önünde tutulmalı ve nafaka miktarı nafaka alacaklısının zenginleşmesine neden olmamalıdır. Velayet hakkına sahip olmayan eşin mali gücünün çok iyi olması, onun gerektiğinden fazla bir nafaka ödemesini gerektirmez.


Maaşa Göre Nafaka Hesaplama Tablosu (2026 Güncel)

2026 yılı itibarıyla artan yaşam maliyetleri ve enflasyon oranları göz önüne alındığında, mahkemelerin takdir ettiği nafaka tutarları önceki yıllara göre belirgin şekilde yükselmiştir. Aşağıdaki tablo, uygulamada gözlemlenen ortalama nafaka miktarlarını göstermektedir:

Aylık Net Gelir (TL)Tek Çocuk İçin Tahmini Nafakaİki Çocuk İçin Tahmini NafakaYaklaşık Oran
28.075,5 TL (Asgari Ücret)4.000 – 7.000 TL6.500 – 10.500 TL%15 – %25
30.000 TL4.500 – 7.500 TL7.000 – 11.000 TL%15 – %25
40.000 TL6.000 – 10.000 TL9.000 – 14.000 TL%15 – %25
50.000 TL7.500 – 12.500 TL11.000 – 18.000 TL%15 – %25
75.000 TL11.000 – 18.000 TL16.000 – 26.000 TL%15 – %25
100.000 TL15.000 – 25.000 TL22.000 – 35.000 TL%15 – %25
150.000 TL ve üzeri22.000 – 40.000 TL32.000 – 55.000 TL%15 – %30

Önemli Uyarı: Yukarıdaki rakamlar ortalama uygulamaları göstermektedir. Hakim; gelir, gider, çocuk sayısı, yaşam standardı ve sosyal-ekonomik durum raporuna göre bu miktarları artırabilir veya azaltabilir. Bu tablo yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.


En Yüksek Nafaka Ne Kadar?

Türk hukuk sisteminde iştirak nafakası için belirlenmiş bir üst sınır (tavan miktar) bulunmamaktadır. Nafaka miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre esnek bir şekilde belirlenmektedir.

Yüksek Gelir Gruplarında Nafaka

Yüksek gelirli nafaka borçluları için hükmedilen nafaka miktarları, gelirle orantılı olarak artış göstermektedir. Ancak bu noktada önemli bir ilke devreye girmektedir: Nafaka, karşı tarafı zenginleştirme aracı olarak kullanılamaz.

Yargıtay içtihatlarına göre, velayet hakkına sahip olmayan eşin mali gücünün çok iyi olması, onun gerektiğinden fazla bir nafaka ödemesini gerektirmez. Nafaka miktarının belirlenmesinde temel ölçüt, çocuğun ihtiyaçlarıdır.

Çocuğun İhtiyaçlarına Göre Belirleme

İştirak nafakasında “en yüksek nafaka” kavramı, çocuğun ihtiyaçları üst sınır olarak kabul edildiğinde anlam kazanmaktadır. Çocuğun:

  • Özel okul masrafları
  • Servis ve ulaşım giderleri
  • Sağlık harcamaları
  • Kurs ve etüt ücretleri
  • Giyim ve beslenme giderleri
  • Sosyal aktivite masrafları

gibi kalemlerinin toplamı, nafaka miktarının belirlenmesinde referans alınmaktadır. Hakim, çocuğun menfaati gerektirdiğinde tarafların talebinden daha yüksek bir miktara da hükmedebilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2005/21343 E. Karşı Oy).


İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?

İştirak nafakasının hesaplanması, matematiksel bir formülden ziyade çok sayıda faktörün bir arada değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir süreçtir. TMK’nın 330. maddesi uyarınca nafaka miktarı belirlenirken dikkate alınan unsurlar şunlardır:

1. Çocuğun İhtiyaçları

  • Yaş: Küçük çocukların bakım maliyetleri, ergenlik dönemindeki çocuklardan farklıdır
  • Eğitim durumu: Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise veya üniversite öğrencisi olması
  • Sağlık durumu: Kronik hastalık veya özel bakım gerektiren durumlar
  • Sosyal çevre: Alışık olduğu yaşam standardı

2. Ana ve Babanın Ekonomik Durumu

  • Aylık gelir ve ücretler
  • Taşınır ve taşınmaz malvarlığı
  • Borç ve yükümlülükler
  • Bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler
  • Yaşam giderleri (kira, fatura vb.)

3. Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması (SED)

Mahkemeler, nafaka miktarını belirlemeden önce genellikle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasını istemektedir. Bu araştırma kapsamında:

  • Tarafların ikamet ettiği konut ve koşulları
  • Çalışma durumu ve gelir kaynakları
  • Sahip olunan taşıt ve gayrimenkuller
  • Banka hesapları ve finansal varlıklar
  • Aylık gider kalemleri

gibi hususlar incelenmektedir.


Anlaşmalı Boşanmada İştirak Nafakası Oranı

Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar, iştirak nafakasının miktarını kendi aralarında belirleyebilmektedir. Bu durumda “maaşın yüzde kaçı” şeklinde bir oran kararlaştırılması da mümkündür.

Literatürde bu husus şu şekilde ifade edilmektedir:

“Tarafların nafakanın miktarına yönelik açık bir meblağ üzerinde anlaşmaları mümkün olduğu gibi, ödenecek olan rakamı objektif olarak belirlenebilir bir surette kararlaştırmaları da mümkün olmalıdır… ‘babanın maaşının 1/4’ü kadar’ gibi düzenlemelerde ödenecek olan nafakanın miktarının belirlenmesinde herhangi bir tereddüt ve zorluk bulunmadığından, hâkim tarafından bu tür hükümlerin uygun bulunmasında herhangi bir beis yoktur.”

Ancak taraflarca belirlenen nafaka miktarı kesin değildir. Hakim, çocuğun menfaatini göz önünde bulundurarak bu miktarı uygun bulmayabilir ve değişiklik yapılmasını isteyebilir.


Nafaka Artış Oranları ve Endeksleme

Hükmedilen nafaka miktarı statik değildir. Paranın değer kaybı ve çocuğun büyüyen ihtiyaçları doğrultusunda artış talep edilebilir. Uygulamada hakimler, gelecek yıllardaki artış oranını genellikle ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) veya TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranlarına endekslemektedir.

ÜFE/TÜFE Endeksli Artış

TMK’nın 330. maddesinin 3. fıkrasına göre:

“Hâkim istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.”

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, nafaka artışında ÜFE oranının esas alınması gerektiği benimsenmiştir. Ancak protokollerde %20 veya %30 gibi sabit artış oranları belirlenmişse, bu oranlar zamanla tarafların ödeme gücünü aşarsa uyarlama davasına konu olabilmektedir (Yargıtay 3. HD, 2015/13326 E.).

Nafaka Artırım Davası

Mevcut nafaka miktarının çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaması durumunda, velayet sahibi ebeveyn nafaka artırım davası açabilir. Bu davada:

  • Çocuğun artan ihtiyaçları
  • Nafaka borçlusunun değişen mali durumu
  • Enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artış
  • Güncel ekonomik koşullar

gibi faktörler değerlendirilerek yeni nafaka miktarı belirlenir.


İştirak Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına (18 yaşını tamamlamasına) kadar devam eder. Ancak TMK’nın 328. maddesinin 2. fıkrası önemli bir istisna getirmektedir:

“Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.”

Bu hükme göre, üniversite eğitimine devam eden çocuk için nafaka yükümlülüğü 25 yaşına kadar uzayabilmektedir. Ancak bu durumda ödenen nafaka, iştirak nafakası değil “yardım nafakası” niteliğinde kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2003/10282 E., K. 2003/11461).

İştirak Nafakasının Kesildiği Durumlar

  • Çocuğun 18 yaşını doldurması ve eğitimine devam etmemesi
  • Çocuğun evlenmesi
  • Çocuğun ölümü
  • Nafaka borçlusunun ölümü
  • Nafaka borçlusunun ekonomik gücünün tamamen yok olması

İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Mahkeme tarafından hükmedilen iştirak nafakasının düzenli olarak ödenmesi zorunludur. Nafaka borcunun ödenmemesi halinde nafaka alacaklısının başvurabileceği hukuki yollar şunlardır:

1. İcra Takibi

Nafaka alacaklısı, ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatabilir. Nafaka alacakları imtiyazlı alacak niteliğinde olup, borçlunun maaşından kesinti yapılabilir. Hatta emekli maaşından dahi nafaka alacağı için haciz konulabilmektedir.

2. Tazyik Hapsi

İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesine göre, nafaka borcunu yerine getirmeyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir. Borçlu, nafaka borcunu ödediğinde tahliye edilir.


Sıkça Sorulan Sorular

İştirak nafakası İçin sabit bir yüzde oranı var mı?

Hayır, Türk hukukunda iştirak nafakası için maaşın %25’i veya %30’u gibi sabit bir oran bulunmamaktadır. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin mali gücü arasında hakkaniyetli bir denge kurularak her olayın özelinde hakim tarafından takdir edilmektedir.

Asgari ücretli biri ne kadar nafaka öder?

2026 yılı asgari ücreti (28.075,5 TL net) üzerinden, tek çocuk için yaklaşık 4.000-7.000 TL arasında nafakaya hükmedilebilmektedir. Ancak bu miktar; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları ile nafaka borçlusunun diğer giderleri göz önüne alınarak değişiklik gösterebilir.

Aldatan eş de İştirak nafakası alabilir mi?

Evet, iştirak nafakasının belirlenmesinde tarafların kusur durumu etkili değildir. Boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olan eş bile, çocuğun velayetini almışsa diğer eşten iştirak nafakası talep edebilir. Çünkü iştirak nafakası, ebeveyn olmanın ve çocuklara bakma yükümlülüğünün bir sonucudur.

Nafaka miktarına üst sınır var mı?

Hayır, iştirak nafakası için belirlenmiş bir tavan miktar bulunmamaktadır. Ancak nafakanın amacı çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak olup, karşı tarafı zenginleştirme aracı olarak kullanılamaz.

Boşandıktan sonra evlenen kadın İştirak nafakası alabilir mi?

Evet, velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi, iştirak nafakasını sona erdirmez. İştirak nafakası çocuğun hakkı olup, müşterek çocuğun giderleri ebeveynin evliliğinden bağımsız olarak devam etmektedir.

İştirak nafakası ne zaman ödenmeye başlar?

İştirak nafakası, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte ödenmeye başlar. Boşanma davası devam ederken ise çocuk için “tedbir nafakası” ödenmekte, karar kesinleşince bu nafaka iştirak nafakasına dönüşmektedir.

Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?

Evet, TMK’nın 331. maddesi uyarınca durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir veya nafakayı kaldırabilir. Bu kapsamda nafaka artırım veya nafaka indirimi davası açılabilir.


Sonuç

İştirak nafakasının maaşın yüzde kaçı olacağı sorusunun kesin bir cevabı bulunmamaktadır. Türk hukukunda matematiksel bir yüzde formülünden ziyade, çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynlerin mali gücü arasındaki denge esas alınmaktadır. Uygulamada %15 ile %25 arasında bir oran gözlemlenmekle birlikte, bu oran her davanın kendine özgü koşullarına göre değişebilmektedir.

Nafaka miktarının belirlenmesinde hakim, TMK’nın 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi çerçevesinde takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu nedenle, nafaka konusunda hukuki destek almak ve somut durumunuza uygun bir strateji belirlemek için bir avukattan profesyonel danışmanlık almanız önerilmektedir.


Kaynakça

  1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 4, 182, 328, 330, 331
  2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/9029, K. 2015/16597, T. 26.10.2015
  3. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/20085, K. 2015/5147, T. 30.03.2015
  4. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/20942, K. 2015/6317, T. 14.04.2015
  5. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/15067, K. 2017/3864, T. 27.03.2017
  6. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/13326, K. 2015/20210, T. 14.12.2015
  7. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5604, K. 2023/3863, T. 12.09.2023
  8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/117, K. 2019/1153, T. 07.11.2019
  9. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2005/21343, K. 2006/5672
  10. CEYLAN, Ebru, “İştirak Nafakasının Belirlenmesiyle İlgili Seçilmiş Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi”, 2017
  11. DOLU, Serhat, “İştirak Nafakası”, Yüksek Lisans Tezi, 2010
  12. SAVAŞ, Yağmur, “İştirak Nafakası”, 2023
  13. BATUL, Tiğdem, “Türk Medeni Kanunu’nda İştirak ve Yardım Nafakası”, 2020
  14. GÜNCAN, Hilal Nur, “Türk Hukukunda Tedbir, Yoksulluk ve İştirak Nafakası”, 2014

Bu makale bilgilendirme amaçlı hazırlanmış olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.

Son Güncelleme: Ocak 2026

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top