Giriş
Boşanma davalarının en çok tartışılan konularından biri olan iştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmasını sağlayan önemli bir hukuki yükümlülüktür. Ancak bu yükümlülük mutlak ve koşulsuz değildir. Baba hangi hallerde iştirak nafakası ödemez sorusu, hem nafaka yükümlüleri hem de nafaka alacaklıları tarafından en çok merak edilen konuların başında gelmektedir.
Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları, babanın iştirak nafakası ödeme yükümlülüğünün sona ereceği veya hiç doğmayacağı belirli durumları açıkça ortaya koymaktadır. Çocuğun reşit olması, velayetin babaya geçmesi, babanın mali güçsüzlüğü ve çocuğun fiilen baba yanında kalması gibi haller, nafaka yükümlülüğünü doğrudan etkileyen önemli faktörlerdir.
Bu kapsamlı rehberde, erkek ne zaman nafaka ödemez, nafakadan nasıl kurtulabilirim ve baba nafaka ödemez sorularının cevaplarını güncel Yargıtay kararları ve akademik kaynaklar ışığında detaylı şekilde ele alacağız.
İştirak Nafakası Nedir?
İştirak nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 182/2. maddesi uyarınca, boşanma davası sonucunda velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn tarafından, ergin olmayan çocuk lehine ödenmesine karar verilen nafaka türüdür. Bu nafaka, çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer temel giderlerini karşılamayı amaçlar.
İştirak Nafakasının Temel Özellikleri
İştirak nafakası, kamu düzenine ilişkin bir yükümlülük olup çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde değerlendirilir. Hakim, iştirak nafakasına re’sen (kendiliğinden) veya talep üzerine hükmedebilir. Nafakanın miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları ile yükümlü ebeveynin ekonomik durumu birlikte dikkate alınır.
İştirak nafakasının belirlenmesinde barınma, yiyecek, giyecek, sağlık, dinlenme, harçlık, ulaşım, eğitim ve öğretim giderlerine ilişkin tüm kalemler dahil edilmelidir. Yargıtay içtihatlarına göre, bu kalemler için ayrı ayrı hüküm kurulamaz; tek bir nafaka miktarı belirlenir.
İştirak Nafakası İle Diğer Nafaka Türlerinin Karşılaştırması
| Nafaka Türü | Amacı | Alacaklı | Sona Erme |
|---|---|---|---|
| İştirak Nafakası | Çocuğun bakım ve eğitim giderleri | Velayet sahibi ebeveyn (çocuk adına) | Çocuk reşit olunca |
| Yoksulluk Nafakası | Yoksulluğa düşen eşin geçimi | Boşanan eş | Evlenme, ölüm, mahkeme kararı |
| Tedbir Nafakası | Dava sürecinde geçim | Eş ve çocuklar | Boşanma kararının kesinleşmesi |
| Yardım Nafakası | Yoksul hısımların geçimi | Üstsoy, altsoy, kardeş | Muhtaçlık sona erince |
Baba Hangi Hallerde İştirak Nafakası Ödemez?
Türk hukukunda iştirak nafakası yükümlülüğü mutlak değildir. Belirli şartların varlığında babanın nafaka ödeme yükümlülüğü hiç doğmayabilir veya mevcut yükümlülük sona erebilir. Bu halleri detaylı şekilde inceleyelim.
1. Çocuğun Reşit (Ergin) Olması
İştirak nafakasını sona erdiren en temel ve yaygın sebep, çocuğun ergin olmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 328/1. maddesi uyarınca, babanın bakım borcu ve buna bağlı iştirak nafakası yükümlülüğü, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
Otomatik Sona Erme
Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla iştirak nafakası kanun gereği kendiliğinden kalkar. Babanın bu yükümlülükten kurtulmak için ayrıca bir “nafakanın kaldırılması” davası açmasına gerek yoktur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2014/18015, 2015/3124 ve 2015/2658 sayılı kararlarında açıkça belirtildiği üzere, çocuğun reşit olmasından sonra iştirak nafakasının kaldırılması için dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Eğitimin Devam Etmesi Durumu
Çocuk reşit olduktan sonra eğitimi devam etse dahi, “iştirak nafakası” adı altında ödeme yapılmaz. Bu durumda yükümlülük “yardım nafakası”na dönüşür. Yardım nafakası için ergin çocuğun bizzat kendisinin yeni bir dava açması gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/6020, 2012/8319 ve 2016/447 sayılı kararlarına göre, ergin çocuk tarafından açılmış bir yardım nafakası davası yoksa, baba iştirak nafakası ödemekten muaftır.
İcra Takibi Durumu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2013/19979 sayılı kararında belirtildiği üzere, reşit olduktan sonra yapılan ödemeler ahlaki bir görevin yerine getirilmesi sayıldığından genellikle geri istenemez. Ancak reşitlik tarihinden sonra işleyen nafaka için icra takibi yapılamaz.
Ergin Olmanın Diğer Yolları
Çocuk, 18 yaşından önce de şu hallerde ergin sayılır ve iştirak nafakası sona erer:
- Evlenme: Çocuğun evlenmesi halinde ergin kılınır (TMK m. 11)
- Mahkeme kararıyla ergin kılınma: 15 yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m. 12)
2. Velayetin Babaya Geçmesi
İştirak nafakası, velayeti elinde bulundurmayan ebeveynin çocuğun giderlerine katılımını sağlar. Bu dengenin değişmesi, babanın nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırır.
Velayet Değişikliği Davası
Velayetin anneden alınıp babaya verilmesi halinde, babanın iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü sona erer. Hatta daha önce hükmedilen nafakanın kaldırılmasına karar verilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/19648 ve 2014/14543 sayılı kararlarında bu durum açıkça ortaya konmuştur. Velayet babaya geçtiğinde, artık çocuğun bakım ve giderlerini karşılayan taraf baba olacağından, kendisinden nafaka alınması söz konusu olmaz.
Fiili Bakımın Babada Olması
Bu husus son derece önemlidir: Velayet annede olsa bile, çocuk fiilen babanın yanında kalıyorsa ve bakımı baba tarafından sağlanıyorsa, bu dönem için baba nafaka ödemez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2018/3432 sayılı kararına göre, eğer ödeme yapılmışsa, çocuğun baba yanında kaldığı süreye tekabül eden miktar nafaka borcundan mahsup edilir.
Akademik literatürde Ebru Ceylan (2017), Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal bir kararını (E.2011/11045 K.2011/16055) aktarmaktadır. Bu karara göre, velayet annede olsa bile çocuk fiilen babanın yanında kalıyorsa ve bakımı baba tarafından sağlanıyorsa, anne iştirak nafakası talep edemez. Yargıtay bu durumu “velayet hakkını eylemli olarak kullanmayan annenin nafaka talep etmesinin dürüstlük kuralına uymadığı” şeklinde gerekçelendirmiştir.
Protokol Hükümleri
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/15800 sayılı kararına göre, boşanma protokolünde çocuğun eğitim amaçlı baba yanına gitmesi halinde nafakanın kesileceği yönünde bir madde varsa ve çocuk baba yanına yerleşirse, baba nafaka ödemekten muaf tutulur.
3. Babanın Ekonomik Gücünün Bulunmaması (Mali Güçsüzlük)
Nafaka miktarı belirlenirken “ana babadan geliri olmayan iştirak nafakası vermemelidir” ilkesi Yargıtay tarafından benimsenmektedir. Mali güçsüzlük, babanın nafaka yükümlülüğünü doğrudan etkileyen önemli bir faktördür.
Mutlak Aciz Hali
Babanın çalışamayacak durumda olması, gelirinin bulunmaması ve bu durumun sağlık kurulu raporu veya sosyal ekonomik durum araştırmasıyla belgelenmesi halinde, baba iştirak nafakası ile sorumlu tutulmaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/8491 sayılı kararında bu husus açıkça belirtilmiştir. Filiz Güneşlioğlu (2009) da akademik çalışmasında şu tespiti yapmaktadır: “Sürekli olarak çalışma gücünden yoksun, başka hiçbir geliri ve gelir elde etme olanağı bulunmayan kişi, ödeme gücünden yoksun sayılır ve iştirak nafakası ile yükümlü tutulamaz.”
Yoksulluk Nafakası Alan Baba
Kendisi yoksulluk nafakası alan veya asgari ücretin üzerinde geliri olmayıp geçimini sağlamaktan yoksun olan baba, iştirak nafakası ödemekten muaf tutulabilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2015/19221 sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2019/117 sayılı kararında, yoksulluk nafakası alan ve yoksulluk sınırında olan bir ebeveynin iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulamayacağı belirtilmiştir.
Merve Akpınar İş (2022) ve Ebru Ceylan (2017), lehine yoksulluk nafakası hükmedilen, yani kendisi yoksul kabul edilen bir eşin (babanın), aynı zamanda iştirak nafakası ödemekle yükümlü tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ifade etmektedir.
Önemli İstisna: Çalışmamayı Tercih Etme
Dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta vardır: Çalışmasına engel bir durumu olmaksızın çalışmamayı tercih eden bir kişinin, bu durumun nafaka yükümlülüğünden muaf tutulmasına imkân vermez.
Ecem Dursun (2024), Yargıtay’ın bu konudaki tutumunu şöyle açıklamaktadır: Baba sırf nafaka ödememek için işten ayrılır veya çalışmayı reddederse, bu durum nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Mahkeme, babanın çalışma gücü ve potansiyel geliri üzerinden nafaka miktarını belirleyebilir.
4. Çocuğun Kendi Geçimini Sağlaması
Çocuğun kendi çalışmasıyla gelir elde etmesi de nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldıran hallerdendir.
Düzenli Gelir Elde Etme
Figen Üstün (2024), “Çocuğun kendi ayakları üzerinde durduğu yaşlara gelerek hayatını idame ettirmeye başlaması durumunda da iştirak nafakası borcu sona ermektedir” tespitinde bulunmuştur.
Yağmur Savaş (2023) ise çocuğun yeterli gelirinin bulunmasının nafaka miktarını etkileyeceğini veya tamamen kaldırabileceğini belirtmiştir. Eğer çocuk, icra ettiği bir meslek veya sanat sayesinde kendisini geçindirebilecek düzeyde düzenli bir gelire sahipse, babanın nafaka yükümlülüğünün kapsamı bu husus da gözetilmek suretiyle değerlendirilir.
5. Babanın veya Çocuğun Ölümü
Babanın iştirak nafakası yükümlülüğü, ölümü ile birlikte kendiliğinden sona erer.
Mirasçılara İntikal Etmeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/3195 sayılı kararına göre, babanın ergin olmayan çocuğuna bakım borcunun sonucu olan nafaka yükümlülüğü mirasçılarına geçmez. Baba vefat ettiği tarihte nafaka borcu biter.
Aynı şekilde, nafaka alacaklısı çocuğun ölümü halinde de iştirak nafakası kendiliğinden sona erer (Figen Üstün, 2024; Serhat Dolu, 2010).
6. Soybağının Bulunmaması
Ebru Ceylan (2017), “müşterek çocuk ile genetik baba arasında hukuki bağ kurulmadan mahkemece genetik baba aleyhine nafaka hükmedilmeyeceğini” ifade etmektedir.
Yani soybağı kurulmamışsa veya soybağının reddi davası kabul edilmişse, baba olarak kayıtlı kişinin nafaka yükümlülüğü doğmaz veya mevcut yükümlülük ortadan kalkar.
7. Eşlerin Yeniden Evlenmesi
Figen Üstün (2024), boşanan eşlerin tekrar birbirleriyle evlenerek bir araya gelmeleri durumunda iştirak nafakasının sona erdiğini belirtmektedir. Bu durumda zaten aile birliği yeniden kurulmuş olacağından, ayrı bir nafaka yükümlülüğünden söz edilemez.
8. Mahsup ve Ödemelerin Niteliği
Babanın yaptığı bazı ödemeler, nafaka borcunu kısmen veya tamamen ortadan kaldırabilir.
Açıklamalı Ödemeler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/5396 sayılı kararına göre, baba yaptığı ödemelerde açıkça “nafakaya mahsuben” ibaresini kullanmışsa, bu miktarlar nafaka borcundan düşülür ve bu oranda borçtan kurtulur.
Ancak açıklama yapılmadan ödenen okul taksitleri veya harçlıklar “ahlaki görevin ifası” sayılarak nafaka borcundan düşülmeyebilir.
Mükerrerlik Durumu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2011/4944 sayılı kararına göre, yabancı bir mahkeme tarafından aynı çocuk ve aynı dönem için verilmiş ve kesinleşmiş bir nafaka kararı varsa, Türk mahkemesince hükmedilen mükerrer nafakanın ödenmesi gerekmez.
Nafaka Yükümlülüğünü Sona Erdirmeyen Haller
Bazı durumların nafaka yükümlülüğünü sona erdirmediğini de bilmek önemlidir:
1. Annenin Feragati
İştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan, doğmamış haktan feragat mümkün değildir. Boşanma protokolünde annenin nafaka istememesi, ileride şartların değişmesi halinde nafaka talep edilmesine engel değildir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/19648).
Ecem Dursun (2024), velayeti alan eş feragat etse bile çocuğun yararı gereği hakimin nafakaya hükmedebileceğini veya sonradan talep edilebileceğini belirtmektedir.
2. Toplu Ödeme
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/2613 sayılı kararına göre, boşanma sırasında toplu bir ödeme yapılması (örneğin bankaya para yatırılması), babayı iştirak nafakası yükümlülüğünden tamamen ve süresiz olarak kurtarmaz. Çocuğun ihtiyaçları arttığında ek nafaka talep edilebilir; ancak yapılan toplu ödeme nafaka miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
3. Kusur Durumu
İştirak nafakasında eşlerin kusur durumu, nafaka yükümlülüğünü etkilemez. Boşanmaya sebep olan olaylarda baba %100 kusurlu olsa da, velayet kendisine verilmediği sürece nafaka ödemekle yükümlüdür. Aynı şekilde, anne tamamen kusurlu olsa bile velayet annedeyse, baba nafaka ödemeye devam eder.
Bu durum, iştirak nafakasının çocuğun üstün yararını koruma amacından kaynaklanmaktadır.
Nafakanın Kaldırılması Davası Nasıl Açılır?
Yukarıda sayılan hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda, baba nafakanın kaldırılması davası açabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nafakanın kaldırılması davası, Aile Mahkemesinde açılır. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının veya nafaka yükümlüsünün yerleşim yeri mahkemesidir.
Dava Açılması Gereken Haller
Aşağıdaki durumlarda nafakanın kaldırılması için dava açılması gerekir:
- Velayetin babaya geçmesi
- Çocuğun fiilen baba yanında kalması
- Babanın mali durumunun ciddi şekilde bozulması
- Çocuğun kendi geçimini sağlamaya başlaması
Dava Açılması Gerekmeyen Haller
Şu durumlarda ise nafaka kendiliğinden sona erer, ayrıca dava açmaya gerek yoktur:
- Çocuğun 18 yaşını doldurması
- Çocuğun evlenmesi
- Babanın veya çocuğun ölümü
- Eşlerin yeniden evlenmesi
Nafaka Azaltılması ve Kaldırılması Arasındaki Fark
Babanın ekonomik durumunun kötüleşmesi her zaman nafakanın tamamen kaldırılmasını gerektirmez. Duruma göre nafakanın azaltılması da talep edilebilir.
Nafaka Azaltılması Talep Edilebilecek Haller
- Babanın gelirinde ciddi düşüş (işten çıkarılma, iflas vb.)
- Babanın yeni nafaka yükümlülüklerinin doğması (yeni evlilik ve çocuk)
- Çocuğun ihtiyaçlarının azalması
- Velayet sahibi annenin ekonomik durumunun iyileşmesi
Nafaka Kaldırılması Talep Edilecek Haller
- Velayetin babaya geçmesi
- Çocuğun kendi geçimini sağlaması
- Babanın mutlak aciz hali
- Fiili bakımın tamamen babaya geçmesi
İştirak Nafakası Yükümlülüğünün Sona Ermesi – Özet Tablo
| Sona Erme Hali | Dava Gerekli mi? | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| Çocuğun 18 yaşını doldurması | Hayır (kendiliğinden) | TMK m. 328/1 |
| Çocuğun evlenmesi | Hayır (kendiliğinden) | TMK m. 11 |
| Mahkemece ergin kılınma | Hayır (kendiliğinden) | TMK m. 12 |
| Velayetin babaya geçmesi | Evet | TMK m. 183 |
| Fiili bakımın babada olması | Evet | Yargıtay içtihadı |
| Babanın mali güçsüzlüğü | Evet | TMK m. 182/2 |
| Çocuğun kendi geçimini sağlaması | Evet | Yargıtay içtihadı |
| Babanın ölümü | Hayır (kendiliğinden) | – |
| Çocuğun ölümü | Hayır (kendiliğinden) | – |
| Eşlerin yeniden evlenmesi | Hayır (kendiliğinden) | – |
| Soybağının reddi | Evet | TMK m. 286 vd. |
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Baba hangi hallerde nafaka ödemez?
Baba şu hallerde iştirak nafakası ödemez: Çocuğun reşit olması (18 yaş), velayetin babaya geçmesi, çocuğun fiilen baba yanında kalması, babanın çalışamayacak durumda olması ve hiçbir gelirinin bulunmaması, çocuğun kendi geçimini sağlayacak gelire sahip olması, babanın veya çocuğun ölümü.
2. Erkek ne zaman nafaka ödemez?
Erkek, iştirak nafakası açısından; çocuk reşit olduğunda, velayet kendisine geçtiğinde, çocuğun bakımını fiilen kendisi sağladığında veya mali güçsüzlük nedeniyle ödeme yapamayacak durumda olduğunda nafaka ödemez.
3. Nafakadan nasıl kurtulabilirim?
Nafakadan kurtulmak için koşullara göre farklı yollar izlenebilir: Çocuk 18 yaşını doldurmuşsa nafaka kendiliğinden kalkar. Velayetin size geçmesi için dava açabilirsiniz. Mali durumunuz ciddi şekilde kötüleştiyse nafakanın azaltılması veya kaldırılması davası açabilirsiniz.
4. Çocuk 18 yaşını doldurdu ama üniversitede okuyor, nafaka ödemek zorunda mıyım?
Çocuğun reşit olmasıyla iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Ancak eğitimine devam eden reşit çocuk, bizzat kendisi “yardım nafakası” davası açabilir. Siz dava açılmadan ödeme yapmak zorunda değilsiniz. Dava açılırsa mahkeme koşulları değerlendirir.
5. Velayet annede ama çocuk benimle yaşıyor, nafaka öder miyim?
Hayır, velayet annede olsa bile çocuğun fiilen sizin yanınızda kalması ve bakımının sizin tarafınızdan sağlanması halinde nafaka ödemezsiniz. Bu durumu mahkemeye başvurarak tespit ettirmeniz ve nafakanın kaldırılmasını talep etmeniz gerekir.
6. İşsiz kaldım, nafaka ödemekten muaf olur muyum?
Sadece işsiz kalmak nafaka ödemekten muafiyet sağlamaz. Mahkeme, işsizliğin geçici mi kalıcı mı olduğunu, mal varlığınızı ve iş bulma olasılığınızı değerlendirir. Ancak çalışamayacak durumda olmanız (hastalık, engellilik vb.) ve hiçbir gelirinizin bulunmaması halinde muafiyet söz konusu olabilir.
7. Nafaka ödememek için İşten ayrılsam ne olur?
Bu strateji işe yaramaz. Yargıtay, çalışmasına engel bir durumu olmaksızın çalışmamayı tercih eden kişinin bu durumunun nafaka yükümlülüğünden muaf tutulmasına imkân vermeyeceğine hükmetmektedir. Mahkeme, çalışma gücünüz ve potansiyel geliriniz üzerinden nafaka belirleyebilir.
8. Boşanma protokolünde anne nafaka İstemedi, sonra dava açabilir mi?
Evet açabilir. İştirak nafakası kamu düzenine ilişkin olduğundan, doğmamış haktan feragat mümkün değildir. Şartların değişmesi halinde nafaka talep edilebilir.
9. Çocuk çalışmaya başladı, nafaka hala ödenir mi?
Çocuğun düzenli bir gelir elde etmeye başlaması nafakanın azaltılması veya kaldırılması için sebep oluşturur. Ancak otomatik olarak kalkmaz; mahkemeye başvurmanız gerekir.
10. Yeniden evlendim ve yeni çocuğum oldu, nafaka azalır mı?
Yeni nafaka yükümlülüklerinizin doğması, mevcut nafakanın azaltılması için gerekçe olabilir. Ancak bu otomatik değildir; mahkemeye başvurarak nafaka miktarının yeniden belirlenmesini talep etmeniz gerekir.
11. Anne evlenirse İştirak nafakası kesilir mi?
Hayır, annenin evlenmesi iştirak nafakasını sona erdirmez. İştirak nafakası çocuk içindir ve çocuğun ihtiyaçları devam ettiği sürece ödenir. Annenin evlenmesi sadece yoksulluk nafakasını sona erdirir.
12. Nafaka ne kadar süre ödenir?
İştirak nafakası kural olarak çocuk 18 yaşını doldurana kadar ödenir. Çocuğun evlenmesi veya mahkemece ergin kılınması halinde daha önce de sona erebilir.
13. Çocuğum beni görmeye gelmiyor, nafaka ödemek zorunda mıyım?
Evet, çocukla kişisel ilişki kurulması ile nafaka ödeme yükümlülüğü birbirinden bağımsızdır. Çocuk sizi görmeye gelmese bile nafaka ödeme yükümlülüğünüz devam eder. Kişisel ilişki sorunları için ayrı hukuki yollara başvurmanız gerekir.
14. Yurt dışında çalışıyorum, Türkiye’de nafaka ödemek zorunda mıyım?
Evet, Türk mahkemesince hükmedilen nafaka kararları yurt dışında yaşasanız da geçerlidir. Uluslararası sözleşmeler kapsamında nafaka tahsili mümkündür.
15. Nafaka kararı kesinleşmeden İcraya konulabilir mi?
Bağımsız şekilde açılan bir nafaka davası sonunda yerel mahkemenin verdiği ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Ancak boşanma davası içerisinde talep edilen yoksulluk ve iştirak nafakası, boşanma kararı kesinleşmeden icraya konulamaz.
Sonuç
Baba hangi hallerde iştirak nafakası ödemez sorusunun cevabı, somut olayın koşullarına göre değişmektedir. Çocuğun reşit olması, velayetin babaya geçmesi, babanın mali güçsüzlüğü ve çocuğun fiilen baba yanında kalması gibi haller, nafaka yükümlülüğünü sona erdiren veya engelleyen temel durumlardır.
Önemle vurgulanması gereken husus şudur: Nafaka yükümlülüğünden kurtulmak için çalışmamayı tercih etmek veya geliri gizlemek gibi stratejiler hukuki açıdan geçersizdir ve mahkemeler tarafından kabul görmemektedir. Yargıtay içtihatları, çocuğun üstün yararını koruma ilkesi çerçevesinde nafaka konusunda titiz bir yaklaşım sergilemektedir.
Nafaka yükümlülüğünüzün sona ermesi veya azaltılması için haklı gerekçeleriniz varsa, alanında uzman bir aile hukuku avukatından destek alarak uygun hukuki yollara başvurmanız önerilir. Bu süreçte profesyonel hukuki danışmanlık, haklarınızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Kaynakça
Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 11, 12, 182, 183, 286, 328
Yargıtay Kararları
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2613, K. 2019/1191, T. 14.11.2019
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/117, K. 2019/1153, T. 07.11.2019
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/6020, K. 2022/6592, T. 04.07.2022
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5396, K. 2022/6165, T. 22.06.2022
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3195, K. 2023/2616, T. 23.05.2023
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8491, K. 2017/14586, T. 14.12.2017
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15800, K. 2015/17606, T. 06.10.2015
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/8319, K. 2012/27905, T. 22.11.2012
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/447, K. 2016/2843, T. 17.02.2016
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/3432, K. 2018/6852, T. 20.06.2018
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/19648, K. 2017/8094, T. 25.05.2017
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/14543, K. 2015/373, T. 12.01.2015
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/18015, K. 2015/4123, T. 13.03.2015
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3124, K. 2015/11484, T. 22.06.2015
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/2658, K. 2015/10881, T. 11.06.2015
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/19979, K. 2014/354, T. 15.01.2014
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19221, K. 2016/1784, T. 15.02.2016
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/4944, K. 2011/5866, T. 07.04.2011
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/11045, K. 2011/16055
Akademik Kaynaklar
- CEYLAN, Ebru (2017), “İştirak Nafakasının Belirlenmesiyle İlgili Seçilmiş Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi”, Yüksek Lisans Tezi
- ÜSTÜN, Figen (2024), “Yoksulluk Nafakasında Yoksulluk Kriteri ve Nafaka Miktarının Belirlenmesi”, Yüksek Lisans Tezi
- SAVAŞ, Yağmur (2023), “İştirak Nafakası”, Yüksek Lisans Tezi
- GÜNEŞLİOĞLU, Filiz (2009), “Boşanma ve Boşanmanın Hukuki Sonuçları”, Yüksek Lisans Tezi
- DURSUN, Ecem (2024), “Türk Medeni Hukukunda Nafaka”, Yüksek Lisans Tezi
- AKPINAR İŞ, Merve (2022), “Türk Hukukunda Tedbir Nafakası”, Yüksek Lisans Tezi
- DOLU, Serhat (2010), “İştirak Nafakası”, Yüksek Lisans Tezi
- SHUKOR, Toba (2022), “Boşanma Davalarında Nafaka Türleri ve Şartları”, Yüksek Lisans Tezi
- GÜLER ŞAHİN, Beyza (2024), “Yargı Kararları Işığında Velayete İlişkin Davalar”, Akademik Çalışma
- NACAR, Mehmet Alper (2020), “Konkordatoda İmtiyazlı Alacaklar”, Yüksek Lisans Tezi
