Evlilik birliği içinde edinilen malların akıbeti, özellikle olası bir boşanma durumunda eşler arasında ciddi anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Pek çok çift, evlendikten sonra mal varlıklarını koruma altına almak veya ticari risklerden eşini korumak amacıyla mal ayrılığı sözleşmesi yapmak istemektedir. Ancak “evliyken mal ayrılığı sözleşmesi yapılabilir mi?” sorusu, birçok kişinin kafasını karıştıran önemli bir hukuki meseledir.
Bu makalede, evlilik birliği devam ederken mal ayrılığı sözleşmesinin nasıl yapılacağını, noter işlemlerinin detaylarını, geçmişe etki yasağını ve Yargıtay’ın bu konudaki güncel içtihatlarını kapsamlı bir şekilde ele alacağız.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nedir?
Mal ayrılığı sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği süresince edinilen malların mülkiyeti ve yönetimi konusunda yasal mal rejiminden farklı bir düzenleme yapmalarını sağlayan hukuki bir belgedir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 202. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen bu sözleşme ile eşler, kanunda belirlenen seçimlik mal rejimlerinden birini kabul edebilirler.
Mal ayrılığı rejiminde temel ilke şudur: Her eşin malı, yalnızca kendisine aittir ve diğer eşin bu mal üzerinde herhangi bir hak talebi bulunmaz. TMK’nın 242. maddesi bu durumu açıkça düzenlemektedir:
“Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.”
Bu rejimde eşler, kendi borçlarından yalnızca kendi mal varlıkları ile sorumludur. Bir eşin ticari borçları nedeniyle diğer eşin mallarına haciz konulması mümkün değildir. Bu özellik, özellikle bir eşin ticaret veya serbest meslek faaliyeti yürüttüğü evliliklerde büyük önem taşımaktadır.
Evliyken Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yapılabilir mi?
Evet, evlilik birliği devam ederken mal ayrılığı sözleşmesi yapmak hukuken mümkündür. Türk Medeni Kanunu’nun 203. maddesi bu konuda açık bir düzenleme içermektedir:
“Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.”
Kanun koyucu, eşlere tabi olacakları mal rejimini seçme konusunda geniş bir serbesti tanımıştır. Bu serbesti, evlenmeden önce olduğu gibi evlilik birliği devam ederken de geçerlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/7024 E., 2024/6794 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, eşlerin evlilik birliği devam ederken karşılıklı anlaşarak her zaman mal rejimi sözleşmesi yapabilecekleri ve tabi oldukları rejimi “mal ayrılığı” olarak belirleyebilecekleri açıkça teyit edilmiştir.
Evliyken Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yapmanın Yasal Dayanağı
Evliyken mal ayrılığı sözleşmesi yapılabilmesinin yasal dayanakları şunlardır:
TMK m. 202/2 uyarınca eşler, kanunda belirlenen seçimlik rejimlerden (mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı) birini sözleşme ile kabul edebilirler.
TMK m. 203’e göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.
TMK m. 205’te mal rejimi sözleşmesinin şekil şartları düzenlenmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/22249 E., 2018/10483 K. sayılı kararında da evlilik devam ederken noter huzurunda düzenlenen sözleşmelerle mevcut rejimden mal ayrılığı rejimine geçiş yapılmasının hukuken geçerli bir işlem olduğu ifade edilmiştir.
Evliyken Mal Ayrılığı Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Evlilik birliği devam ederken yapılacak mal ayrılığı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için belirli şekil şartlarına uyulması zorunludur. Bu şartlar, tarafların haklarının korunması ve ispat kolaylığı sağlanması amacıyla kanun koyucu tarafından öngörülmüştür.
Noter Huzurunda Yapılma Zorunluluğu
Evlenmeden önce mal rejimi sözleşmesi yapılacaksa, eşler evlendirme memuruna yazılı bildirimde bulunabilirler. Ancak evlilik gerçekleştikten sonra yapılacak mal rejimi sözleşmeleri için tek yetkili makam noterlerdir.
TMK’nın 205. maddesi bu konuda şöyle demektedir:
“Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.”
Bu düzenlemeye göre evlilik sürerken mal ayrılığı sözleşmesi yalnızca noter aracılığıyla yapılabilir. Evlendirme memurluğu veya başka bir idari birim nezdinde bu işlemin gerçekleştirilmesi mümkün değildir.
Sözleşmenin Yapılış Şekilleri
Noterde mal ayrılığı sözleşmesi iki şekilde yapılabilir:
Düzenleme Şeklinde Yapım: Noter, sözleşme metnini bizzat hazırlar ve tarafların iradesini tespit ederek sözleşmeyi düzenler. Bu yöntem daha güvenli kabul edilir çünkü noter, sözleşmenin içeriğini ve hukuki sonuçlarını taraflara ayrıntılı şekilde açıklar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2013/9784 E., 2014/9108 K. sayılı kararında sözleşmenin noterlikte “düzenleme şeklinde” yapılmasının esas olduğu belirtilmiştir.
Onaylama Şeklinde Yapım: Eşler, kendi aralarında veya bir avukat aracılığıyla hazırladıkları sözleşme metnini notere götürerek onaylatırlar. Bu durumda noter, yalnızca tarafların imzalarını ve kimliklerini onaylar.
Her iki yöntemde de sözleşme hukuken geçerli olmakla birlikte, düzenleme şeklinde yapılan sözleşmeler uygulamada daha fazla tercih edilmektedir.
İmza ve Ehliyet Şartları
Mal ayrılığı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tarafların belirli şartları taşıması gerekmektedir:
Ayırt Etme Gücü: TMK m. 204 uyarınca mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işlemin sebep ve sonuçlarını anlayabilme yeteneğidir.
Bizzat İmza Zorunluluğu: Mal rejimi sözleşmesi yapma hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu nedenle sözleşme, eşlerin bizzat imzalaması ile geçerlilik kazanır; vekil aracılığıyla yapılamaz.
Küçükler ve Kısıtlılar: TMK m. 204/2’ye göre küçükler ile kısıtlılar, mal rejimi sözleşmesi yapabilmek için yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar. Yasal temsilci, rıza iradesini sözleşmeyi imzalamak suretiyle gösterir.
Özgür İrade: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/9736 E., 2024/1693 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, fiil ehliyetine sahip eşlerin özgür iradeleriyle yaptıkları sözleşmeler, irade sakatlığı (hata, hile, korkutma) ispatlanmadığı sürece geçerliliğini korur.
Mal Ayrılığı Sözleşmesinin Zaman Bakımından Etkisi
Evlilik devam ederken yapılan mal ayrılığı sözleşmelerinin ne zamandan itibaren geçerli olacağı, uygulamada sıkça karşılaşılan önemli bir sorundur. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre bu konuda önemli sınırlamalar bulunmaktadır.
İleriye Etkili Geçerlilik İlkesi
Evlilik birliği devam ederken yapılan mal ayrılığı sözleşmeleri kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur. Bu, sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren hüküm ifade edeceği anlamına gelir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/10565 E., 2017/8506 K. sayılı kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir:
“Edinilmiş mallara katılma rejimi dışındaki diğer mal rejimlerinin benimsenmesine ilişkin sonradan yapılan sözleşmeler ancak ileriye etkili olarak yapıldığı tarihten sonraki dönem için sonuç doğurur.”
Bu ilkeye göre, sözleşme tarihinden önceki dönem için eşlerin tabi olduğu yasal rejim (genellikle edinilmiş mallara katılma rejimi) geçerliliğini korumaya devam eder.
Geçmişe Etki Yasağı
4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 10/3. maddesi uyarınca, eşler geçmişe etkili olarak sadece yasal mal rejimi olan “edinilmiş mallara katılma” rejimini seçebilirler. Mal ayrılığı, mal ortaklığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinin evlenme tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde geçmişe etkili olarak seçilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/626 E., 2024/6099 K. sayılı kararında da bu husus teyit edilmiştir. Buna göre, mal ayrılığı rejiminin evlenme tarihinden itibaren geçerli olacağına dair sözleşme hükümleri geçersiz kabul edilir.
Pratik Örnek: Ahmet ve Ayşe 2015 yılında evlenmiş olsun. 2024 yılında noterde mal ayrılığı sözleşmesi yapsalar, bu sözleşme 2024’ten itibaren geçerli olur. 2015-2024 yılları arasında edinilen mallar için yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaya devam eder. Taraflar, “bu sözleşme 2015’ten itibaren geçerlidir” şeklinde bir hüküm koysalar bile, bu hüküm geçersiz sayılacaktır.
İstisnai Durum: Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
Geçmişe etki yasağının tek istisnası, tarafların aralarında yaptıkları mal rejimi sözleşmesi ile yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimini seçmeleridir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/13151 E., 2017/7920 K. sayılı kararına göre, eşler edinilmiş mallara katılma rejimini geçmişe etkili olarak seçebilirler.
Mal Ayrılığı Sözleşmesinin Hukuki Sonuçları
Evliyken yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin önemli hukuki sonuçları bulunmaktadır. Bu sonuçların bilinmesi, sözleşme yapılmadan önce doğru karar verilmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Önceki Mal Rejiminin Sona Ermesi
TMK m. 225/1 uyarınca, eşlerin sözleşme ile başka bir mal rejimini kabul etmeleri halinde önceki mal rejimi sona erer. Bu durum, mal ayrılığı sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte önceki rejimin tasfiye edilebilir hale gelmesi anlamına gelir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/8945 E., 2024/3327 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, mal ayrılığı sözleşmesinin imzalanmasıyla birlikte, evlilik birliği devam etse dahi eşler önceki mal rejiminin tasfiyesini ve bu rejimden kaynaklanan alacaklarını talep edebilirler.
Bu durum şu anlama gelir: Sözleşme tarihine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse, sözleşme tarihine kadar edinilen mallar için katılma alacağı veya değer artış payı alacağı talep edilebilir.
Mülkiyet ve Borç Sorumluluğu
Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde her eş, kendi adına kayıtlı malların tek başına maliki sayılır. TMK m. 242 ve devamı maddeleri uyarınca:
Her eş, kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.
Eşlerden her biri, kendi borçlarından yalnızca kendi malvarlığı ile sorumludur.
Bir malın kime ait olduğu ispat edilemezse, o mal eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir.
Miras Hakları Üzerindeki Etkisi
Mal ayrılığı sözleşmesi, içeriğinde açık bir feragat hükmü bulunmadığı sürece eşlerin birbirine karşı olan miras haklarını ortadan kaldırmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/22249 E., 2018/10483 K. sayılı kararı bu konuda yol göstericidir.
Dolayısıyla, mal ayrılığı sözleşmesi yapmış olan eşler, birbirlerinin yasal mirasçısı olmaya devam ederler. Miras haklarının etkilenmesi için sözleşmede bu yönde açık bir düzenleme bulunması veya ayrı bir mirastan feragat sözleşmesi yapılması gerekmektedir.
Mahkeme Kararıyla Mal Ayrılığına Geçiş
Eşler, sözleşme yoluyla mal ayrılığına geçebildikleri gibi, belirli şartların varlığında mahkemeye başvurarak da mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesini talep edebilirler.
TMK m. 206 Kapsamında Haklı Sebepler
TMK’nın 206. maddesi, haklı bir sebebin varlığı halinde eşlerden birinin talebi üzerine hâkimin mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebileceğini düzenlemektedir. Kanunda sayılan haklı sebepler şunlardır:
Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması
Diğer eşin ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmesi
Diğer eşin birliğin mali sorumlulukları konusunda gereken güvenceyi vermekten kaçınması
Diğer eşin, istem sahibine malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması
Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması
Bu sebepler sınırlı sayıda değildir; hâkim somut olayın özelliklerine göre başka haklı sebeplerin varlığını da değerlendirebilir.
Mahkeme Kararının Sonuçları
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/20571 E., 2016/15992 K. ve 2015/8558 E., 2016/17353 K. sayılı kararlarına göre, mahkeme kararıyla yasal mal rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi mümkündür. Bu karar kesinleştiğinde, önceki mal rejimi davanın açıldığı tarihten itibaren sona ermiş sayılır.
Bu durum, noter huzurunda yapılan sözleşmeden farklıdır. Noterde yapılan sözleşmede rejim, sözleşme tarihinden itibaren sona ererken; mahkeme kararında rejim, dava tarihinden itibaren sona ermektedir. Bu fark, özellikle tasfiye hesaplamalarında önem kazanmaktadır.
Yabancı Unsurlu Mal Ayrılığı Sözleşmeleri
Eşlerden birinin veya her ikisinin yabancı uyruklu olduğu veya sözleşmenin yurt dışında yapıldığı durumlarda, mal ayrılığı sözleşmesinin Türkiye’de tanınması özel kurallara tabidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2023/4396 E., 2024/5365 K. ve Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2014/13727 E., 2015/22119 K. sayılı kararlarına göre, eşlerin yabancı bir ülkede (örneğin Almanya) o ülke hukukuna göre yaptıkları mal ayrılığı sözleşmeleri, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı ve usulüne uygun (apostil şerhli vb.) olduğu sürece Türkiye’deki mal rejimi tasfiyesi davalarında dikkate alınır.
Bu durumda dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Sözleşmenin yapıldığı ülke hukukuna uygun olması
Apostil şerhi veya konsolosluk tasdiki bulunması
Türk kamu düzenine aykırı hükümler içermemesi
Yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmiş olması
Mal Ayrılığı Sözleşmesinin İptali ve Geçersizliği
Mal ayrılığı sözleşmesi, belirli durumlarda iptal edilebilir veya geçersiz sayılabilir. Bu durumların bilinmesi, sözleşme yapılırken dikkatli olunması açısından önemlidir.
Şekil Şartına Aykırılık
Mal ayrılığı sözleşmesi, noter huzurunda düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmazsa geçersizdir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/17013 E., 2016/3539 K. sayılı kararında, kanuna uygun olarak yapılmamış mal rejimi sözleşmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı açıkça belirtilmiştir.
Adi yazılı şekilde yapılan veya sözlü olarak kararlaştırılan mal ayrılığı anlaşmaları hiçbir hukuki değer taşımaz.
İrade Sakatlığı Halleri
TBK m. 30 ve devamı maddelerinde düzenlenen iradeyi sakatlayan sebepler (yanılma, aldatma, korkutma), mal ayrılığı sözleşmesinin de iptal sebebi olabilir. Bu durumda mağdur olan eş, sözleşmenin iptali için aile mahkemesine başvurabilir.
Muvazaa
Mal ayrılığı sözleşmesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapılması halinde, TBK m. 18 gereği sözleşme batıl sayılabilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/10565 E., 2017/8506 K. sayılı kararında bu hususa değinilmiştir.
Ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/627 E., 2019/5867 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, mal ayrılığı sözleşmesiyle birlikte yapılan mal devirlerinin (örneğin hisse devri) alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıması durumunda muvazaa nedeniyle iptal edilebileceği ifade edilmiştir.
Kanuna Aykırı Hükümler
Mal ayrılığı sözleşmesine, kanunun emredici hükümlerine aykırı kayıtlar konulması halinde, bu kayıtlar geçersiz sayılır. Ancak sözleşmenin geri kalanı geçerliliğini koruyabilir (kısmi geçersizlik).
Örneğin, “boşanma halinde nafaka ödenmeyeceği” veya “aldatma halinde cezai şart ödeneceği” gibi hükümler, mal rejimi sözleşmesinin konusu dışında kaldığından geçersizdir.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi ve Boşanma İlişkisi
Mal ayrılığı sözleşmesinin boşanma davasındaki etkisi, birçok kişinin merak ettiği önemli bir konudur.
Boşanma Davasında Mal Ayrılığı Sözleşmesinin Rolü
Usulüne uygun olarak yapılmış bir mal ayrılığı sözleşmesi, boşanma davasında mahkeme tarafından bağlayıcı bir belge olarak değerlendirilir. Bu sözleşmenin varlığı halinde, boşanma sonrasında mal paylaşımı davası açılsa bile, mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönem için yarı yarıya paylaşım söz konusu olmaz.
Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir husus vardır: Mal ayrılığı sözleşmesi, boşanma davasının eki niteliğinde değildir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2016/4701 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, mal rejiminin tasfiyesinin boşanma davasıyla birlikte karara bağlanması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, mal paylaşımı konusunda serbestçe anlaşabilirler. Bu durumda mal ayrılığı sözleşmesi olsa bile, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde belirlediği şartlar esas alınır. Çekişmeli boşanmada ise mal ayrılığı sözleşmesi bağlayıcı nitelik taşır.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Yapmanın Avantajları ve Dezavantajları
Avantajları
Ticari Risklerin Azaltılması: Bir eşin ticari faaliyetlerinden kaynaklanan borçlar nedeniyle diğer eşin mallarına haciz konulması engellenmiş olur.
Bağımsız Mal Yönetimi: Her eş, kendi malvarlığı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip olur.
Boşanmada Belirsizliğin Önlenmesi: Olası bir boşanma durumunda, mal paylaşımı konusunda uzun ve yıpratıcı davalarla uğraşılmaz.
Aile İşletmelerinin Korunması: Miras yoluyla intikal eden veya aile işletmesi niteliğindeki malların korunması sağlanır.
Dezavantajları
Ev Hanımlarının Korunmaması: Çalışmayan veya daha az geliri olan eş, evlilik süresince edinilen mallardan pay alamaz.
Katkının Gözardı Edilmesi: Bir eşin diğer eşin kariyerine veya mal varlığına yaptığı dolaylı katkılar (ev işleri, çocuk bakımı vb.) dikkate alınmaz.
Adaletsiz Sonuçlar: Uzun süreli evliliklerde, ekonomik açıdan güçsüz olan eşin mağdur olması riski vardır.
Mal Ayrılığı Sözleşmesi Örneği
Aşağıda, Türk Medeni Kanunu’na uygun olarak hazırlanmış örnek bir mal ayrılığı sözleşmesi metni bulunmaktadır. Bu örnek, genel bilgilendirme amacıyla sunulmuş olup, somut duruma göre avukat desteği ile özelleştirilmesi önerilmektedir.
MAL AYRILIĞI SÖZLEŞMESİ
Türk Medeni Kanunu Madde 242 ve devamı hükümleri uyarınca
TARAFLAR:
Eş 1: Adı Soyadı: ……………………….. T.C. Kimlik No: ……………………….. Adres: ………………………..
Eş 2: Adı Soyadı: ……………………….. T.C. Kimlik No: ……………………….. Adres: ………………………..
Aşağıda imzası bulunan taraflar, …/…/…. tarihinde yaptıkları evlilik sebebiyle, Türk Medeni Kanunu’nun 242 ve devamı maddeleri gereğince, mal ayrılığı rejimini işbu sözleşme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kabul ettiklerini beyan ederler.
SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ
Madde 1 – Mal Varlığının Ayrılığı: Taraflardan her biri, evlilik öncesinde sahip olduğu ve sözleşme tarihinden itibaren edineceği mallar üzerinde mülkiyet, yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkına münhasıran sahiptir.
Madde 2 – İspat Yükümlülüğü: Bir malın kime ait olduğu hususunda ihtilaf çıkması halinde, bu malın kendisine ait olduğunu iddia eden eş ispat yükü altındadır. Aksi takdirde mal, taraflar arasında paylı mülkiyet sayılır.
Madde 3 – Borçlardan Sorumluluk: Her eş yalnızca kendi yaptığı borçlardan sorumludur. Diğer eşin, rızası olmaksızın yapılan hiçbir borçtan dolayı sorumluluğu doğmaz.
Madde 4 – Mal Rejiminin Sona Ermesi: Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya mahkeme kararıyla boşanma ile sona erdiğinde, her eş diğerinin zilyetliğinde bulunan kendi mallarını geri alma hakkına sahiptir.
İşbu sözleşme, …/…/…. tarihinde 2 (iki) nüsha olarak hazırlanmış ve taraflarca imzalanmıştır.
Eş 1 İmza: ………………………..
Eş 2 İmza: ………………………..
Noter Onayı: ………………………..
Sık Sorulan Sorular
1. Evliyken mal ayrılığı sözleşmesi yapmak İçin eşimin onayı gerekli mi?
Evet, mal ayrılığı sözleşmesi her iki eşin de özgür iradesiyle kabul etmesi ve imzalaması gereken bir sözleşmedir. Tek taraflı olarak mal ayrılığı rejiminin seçilmesi mümkün değildir. Ancak TMK m. 206’da sayılan haklı sebeplerin varlığı halinde, eşlerden biri mahkemeye başvurarak mal ayrılığına geçilmesini talep edebilir.
2. Mal ayrılığı sözleşmesi evliliğin kaçıncı yılında yapılabilir?
Kanun, mal ayrılığı sözleşmesinin yapılması için herhangi bir süre sınırı öngörmemiştir. Evliliğin ilk gününden son gününe kadar her zaman mal ayrılığı sözleşmesi yapılabilir. Önemli olan, sözleşmenin noter huzurunda usulüne uygun şekilde düzenlenmesidir.
3. Mal ayrılığı sözleşmesi geçmişe dönük olarak yapılabilir mi?
Hayır, mal ayrılığı rejimi geçmişe etkili olarak seçilemez. 4722 sayılı Kanun’un 10/3. maddesi uyarınca, yalnızca edinilmiş mallara katılma rejimi geçmişe etkili olarak seçilebilir. Mal ayrılığı sözleşmesi, ancak yapıldığı tarihten itibaren ileriye dönük olarak sonuç doğurur.
4. Mal ayrılığı sözleşmesi ne kadara mal olur?
Mal ayrılığı sözleşmesinin noter ücreti, sözleşmenin sayfa sayısına ve yapılma şekline (düzenleme veya onaylama) göre değişiklik göstermektedir. 2026 yılı itibarıyla noter ücretleri yaklaşık 3.000-8.000 TL arasında değişmektedir. Avukat desteği alınması halinde ek avukatlık ücreti de hesaba katılmalıdır. Güncel ücret tarifesi için Türkiye Noterler Birliği’nin resmi web sitesi ziyaret edilebilir.
5. Mal ayrılığı sözleşmesi yapılırsa nafaka hakkım kalkar mı?
Hayır, mal ayrılığı sözleşmesi yalnızca mal rejimine ilişkin bir düzenlemedir ve nafaka haklarını etkilemez. Boşanma halinde yoksulluk nafakası, tedbir nafakası veya iştirak nafakası talep hakkı, mal rejiminden bağımsız olarak devam eder. Mal ayrılığı sözleşmesine “nafaka ödenmeyeceği” şeklinde hüküm konulsa bile, bu hüküm geçersizdir.
6. Evlendikten sonra yapılan mal ayrılığı sözleşmesi hangi tarihten İtibaren geçerlidir?
Evlilik birliği devam ederken yapılan mal ayrılığı sözleşmesi, sözleşmenin noter huzurunda imzalandığı tarihten itibaren geçerli olur. Sözleşme tarihinden önceki dönem için yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaya devam eder.
7. Mal ayrılığı sözleşmesi miras hakkımı etkiler mi?
Mal ayrılığı sözleşmesi, içeriğinde açık bir feragat hükmü bulunmadığı sürece eşlerin birbirine karşı olan miras haklarını ortadan kaldırmaz. Eşler, mal ayrılığı sözleşmesi yapmış olsalar bile birbirlerinin yasal mirasçısı olmaya devam ederler. Miras haklarından vazgeçilmesi için ayrı bir mirastan feragat sözleşmesi yapılması gerekmektedir.
8. Mal ayrılığı sözleşmesi tek taraflı olarak İptal edilebilir mi?
Hayır, usulüne uygun şekilde yapılmış bir mal ayrılığı sözleşmesi tek taraflı olarak iptal edilemez. Sözleşmenin sona erdirilmesi veya değiştirilmesi için her iki eşin de rızası gerekmektedir. Ancak irade sakatlığı (hata, hile, korkutma) hallerinde mağdur olan eş, aile mahkemesine başvurarak sözleşmenin iptalini talep edebilir.
9. Mal ayrılığı sözleşmesi olan evliliklerde boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?
Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallar için yarı yarıya paylaşım söz konusu olmaz. Her eş, yalnızca kendi adına kayıtlı olan malları alır. Ancak şartları varsa katkı payı alacağı veya değer artış payı alacağı talep edilebilir. Sözleşme tarihinden önceki dönem için (eğer edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse) ayrı tasfiye yapılması gerekir.
10. Yurt dışında yapılan mal ayrılığı sözleşmesi Türkiye’de geçerli mi?
Yabancı ülkede yapılan mal ayrılığı sözleşmesi, Türk kamu düzenine aykırı olmadığı ve usulüne uygun (apostil şerhli) olduğu sürece Türkiye’de tanınır. Sözleşmenin yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmiş olması ve apostil şerhi taşıması gerekmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Evlilik birliği devam ederken mal ayrılığı sözleşmesi yapmak, Türk hukukunda açıkça düzenlenmiş ve Yargıtay içtihatlarıyla da desteklenmiş bir hukuki imkândır. Bu sözleşme, özellikle ticari faaliyette bulunan eşlerin ailesini mali risklerden korumak, bağımsız mal yönetimi sağlamak veya olası boşanma durumunda mal paylaşımı belirsizliğini ortadan kaldırmak amacıyla tercih edilmektedir.
Ancak unutulmamalıdır ki, mal ayrılığı sözleşmesi evliliğin tüm mali boyutlarını kapsamaz. Nafaka hakları, tazminat talepleri ve miras hakları bu sözleşmenin konusu dışındadır. Ayrıca sözleşmenin geçmişe etkili olarak yapılamaması, sözleşme tarihinden önceki dönem için edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerliliğini koruyacağı anlamına gelir.
Mal ayrılığı sözleşmesi yapmayı düşünen çiftlerin, konunun hukuki boyutlarını tam olarak anlamaları ve sözleşmenin kendi özel durumlarına uygun şekilde hazırlanması için mutlaka alanında uzman bir aile hukuku avukatından danışmanlık almaları önerilmektedir. Her evliliğin dinamikleri farklıdır ve standart sözleşme metinleri yerine kişiye özel hazırlanmış sözleşmeler, tarafların haklarını daha etkin şekilde koruyacaktır.
Kaynakça
Mevzuat:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (m. 202-281)
- 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
Yargıtay Kararları:
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/7024 E., 2024/6794 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/626 E., 2024/6099 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2022/9736 E., 2024/1693 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/4396 E., 2024/5365 K.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/8945 E., 2024/3327 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2015/22249 E., 2018/10483 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2016/10565 E., 2017/8506 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2013/9784 E., 2014/9108 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2016/20571 E., 2016/15992 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2015/17013 E., 2016/3539 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2014/13727 E., 2015/22119 K.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2016/13151 E., 2017/7920 K.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/627 E., 2019/5867 K.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2013/1077 E., 2014/664 K.
Akademik Kaynaklar:
- Biçimli, Serap Yılmaz: “Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiyesi”, 2023
- Salimova, Kübra: “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Kapsamında Eşlerin Sözleşme Özgürlüğü ve Sınırları”, 2024
- Uysal, Güneş: “Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde Muvazaa”, 2020
- Aksoy, Burak: “Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi”, 2021
- Bulut, Merve Sümeyye: “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Sağ Kalan Eşin Bu Kapsamdaki Hakları”, 2024
- Cumalı, Gamze: “Aile Konutu ve Kira İlişkileri”, 2012
Bu makale bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Somut durumunuza ilişkin hukuki değerlendirme için mutlaka bir avukata başvurmanız önerilir.
Son Güncelleme: Ocak 2026
