Süresiz Nafaka Kaldırıldı mı? 2026 Yeni Yasa Durumu ve Güncel Değişiklikler


Giriş: Süresiz Nafaka Tartışması Neden Gündemde?

Türkiye’de boşanma davalarının en tartışmalı konularından biri olan süresiz nafaka, yıllardır hem hukuk camiasında hem de kamuoyunda yoğun şekilde tartışılmaktadır. “Ömür boyu nafaka” olarak da bilinen bu uygulama, boşanma sonrası yoksulluğa düşecek eşin korunması amacıyla düzenlenmişken, özellikle kısa süreli evliliklerde uzun yıllar nafaka ödenmesi zorunluluğu ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.

2025-2026 döneminde Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı yeni düzenleme paketi ile süresiz nafaka sisteminde köklü değişiklikler gündeme gelmiştir. Peki 2025’te nafaka kaldırıldı mı? Yeni yasaya göre nafaka nasıl olacak? Ömür boyu nafaka ne zaman bitecek? Bu makalede tüm bu soruların yanıtlarını, güncel Yargıtay kararları ve akademik literatür ışığında detaylı şekilde ele alacağız.


Süresiz Nafaka Nedir? Yasal Çerçeve

Yoksulluk Nafakasının Tanımı

Süresiz nafaka, halk arasında kullanılan bir tabir olup hukuki terminolojide yoksulluk nafakası olarak adlandırılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesi bu nafaka türünü şöyle düzenlemektedir:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Kanun maddesinde geçen “süresiz olarak” ifadesi, nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmadığı anlamına gelmektedir. Ancak bu durum, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmemektedir.

Nafaka Türleri ve Farkları

Türk hukukunda dört temel nafaka türü bulunmaktadır:

Nafaka TürüTanımıYasal Dayanak
Yoksulluk NafakasıBoşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe ödenen nafakaTMK m.175
Tedbir NafakasıBoşanma davası süresince eş veya çocuklara ödenen geçici nafakaTMK m.169
İştirak NafakasıVelayeti almayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısıTMK m.182
Yardım NafakasıYoksulluğa düşecek altsoy, üstsoy veya kardeşlere ödenen nafakaTMK m.364

Kamuoyunda tartışılan ve “süresiz nafaka” olarak adlandırılan nafaka türü, yukarıdaki tabloda yer alan yoksulluk nafakasıdır.

Süresiz Nafaka İçin Gerekli Şartlar

Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için şu koşulların bir arada bulunması gerekmektedir:

Birincisi, nafaka talep eden eşin mahkemeden bu yönde bir talepte bulunması şarttır. Hakim, talep olmaksızın kendiliğinden nafakaya hükmedemez.

İkincisi, talepte bulunan tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gerekmektedir. Burada yoksulluk kavramı, tamamen müşkül duruma düşmeyi değil, evlilik birliği içindeki yaşam standardının önemli ölçüde düşmesini ifade etmektedir.

Üçüncüsü, nafaka talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gerekmektedir. Eşit kusur veya daha az kusurlu olma halinde nafaka talep edilebilir.

Dördüncüsü, nafaka yükümlüsü olacak eşin ödeme gücüne sahip olması gerekmektedir.


2026’te Nafaka Kaldırıldı mı? Güncel Yasal Durum

Mevcut Durumun Değerlendirmesi

Hayır, süresiz nafaka 2026 yılında kaldırılmamıştır. Ocak 2026 itibarıyla yürürlükte olan mevzuata göre, yoksulluk nafakası hâlâ TMK’nın 175. ve 176. maddeleri çerçevesinde süresiz olarak bağlanabilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.09.2025 tarihli ve E.2025/437, K.2025/7206 sayılı kararında, TMK’nın 176. maddesi uyarınca nafakanın süresiz olarak bağlanabileceği açıkça teyit edilmiştir. Benzer şekilde, 03.06.2025 tarihli ve E.2024/9500, K.2025/5821 sayılı kararda da aynı yönde hüküm kurulmuştur.

Yargıtay’ın Süre Sınırlaması Yasağı

Yargıtay, yerel mahkemelerin nafakayı belirli bir süreyle sınırlandırmasını hukuka aykırı bulmaya devam etmektedir. 2. Hukuk Dairesi’nin 07.04.2025 tarihli ve E.2024/7203, K.2025/3258 sayılı kararında şu değerlendirme yapılmıştır:

“Yoksulluk nafakasının belirli bir süre ile sınırlı ödenmesine karar verilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı” gerekçesiyle yerel mahkemenin nafakayı iki yıl süreyle sınırlı tutması hatalı bulunarak karar bozulmuştur.

Bu içtihat, Yargıtay’ın daha önceki yıllarda verdiği kararlarla tutarlılık göstermektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2017 tarihli ve E.2016/8859, K.2017/14407 sayılı kararında da benzer şekilde:

“Kanun, yoksulluk nafakasının süresiyle ilgili hakime herhangi bir takdir hakkı tanımamış, süresini durumun gerekleri ya da haklı sebepleri gözönünde tutarak belirlemeyi de emretmemiştir. Kanun, bu nafakanın ‘süresiz’ olmasını açıkça öngördüğüne göre, takdir hakkına sığınarak nafakayı belirli bir süreyle sınırlamak kanuna açık aykırılık oluşturur.” denilmiştir.


Yeni Yasaya Göre Nafaka Nasıl Olacak? Reform Çalışmaları

Adalet Bakanlığı’nın Hazırlıkları

Süresiz nafaka uygulamasının yarattığı mağduriyetler nedeniyle Adalet Bakanlığı ve TBMM nezdinde kapsamlı yasa çalışmaları sürmektedir. Basına yansıyan bilgilere göre, üzerinde çalışılan yeni düzenleme modeli şu şekildedir:

Evlilik SüresiÖngörülen Nafaka Süresi
2 yılın altı5 yıl
2-5 yıl arası8 yıl
5-10 yıl arası12 yıl
10 yıl üzeriHakim takdiri

Ayrıca nafaka süresinin sonunda alacaklının mali zorlukları devam ediyorsa, 3 yıllık ek bir “ara süre” uygulanması da tartışılmaktadır.

Tazyik Hapsine Üst Sınır Düzenlemesi

Yeni düzenleme paketinin en önemli unsurlarından biri, nafaka borcunu ödemeyen yükümlüye uygulanan tazyik hapsine üst sınır getirilmesidir. Mevcut durumda tazyik hapsi her ödeme dönemi için ayrı ayrı uygulanabildiğinden, toplamda uzun ve öngörülemez bir süreye ulaşabilmektedir.

Bakanlığın çalışmasına göre, aynı nafaka yükümlülüğüne ilişkin tüm ihlaller için tek bir maksimum sınır getirilmesi planlanmaktadır. Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda bu üst sınırın 1 yıl olarak belirlenmesi gündeme gelmektedir.

Aile Arabuluculuğunun Güçlendirilmesi

Reform paketinin diğer bir ayağı, aile arabuluculuğunun mevzuatta kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesidir. Boşanma süreçlerinin kısaltılması ve tarafların uzlaşmasının teşvik edilmesi hedeflenmektedir.

Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Nokta

Yukarıda açıklanan düzenlemeler henüz taslak aşamasındadır ve TBMM’de yasalaşmadan yürürlüğe giremez. Komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişiklikler yapılabileceğinden, kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle güncel mevzuatı yakından takip etmek büyük önem taşımaktadır.


Ömür Boyu Nafaka Ne Zaman Biter? Sona Erme Halleri

Kendiliğinden Sona Erme Halleri

TMK’nın 176. maddesi uyarınca, yoksulluk nafakası aşağıdaki hallerde kendiliğinden sona erer:

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden kalkar. Bu durumda herhangi bir mahkeme kararına gerek bulunmamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.03.2023 tarihli ve E.2023/119, K.2023/1487 sayılı kararında, kadının yeniden evlendiği tarihte nafakanın sona erdiği teyit edilmiştir.

Taraflardan birinin ölümü halinde de nafaka kendiliğinden sona erer. Bu durumda nafaka borcu mirasçılara geçmez.

Mahkeme Kararıyla Kaldırılma Halleri

Aşağıdaki durumlarda nafakanın kaldırılması için dava açılması gerekmektedir:

Fiilen Evli Gibi Yaşama: Nafaka alacaklısının evlenmeden başka bir kişiyle fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde, nafaka yükümlüsü mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.

Yoksulluğun Ortadan Kalkması: Nafaka alacaklısının düzenli ve yeterli bir gelire kavuşması, meslek edinmesi veya miras/sermaye geliri elde etmesi halinde yoksulluk şartı ortadan kalkar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2024 tarihli ve E.2023/4032, K.2024/5401 sayılı kararında, anlaşmalı boşanma ile belirlenen nafakanın dahi mali durumların değişmesi sebebiyle kaldırılabileceği belirtilmiştir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme: Nafaka alacaklısının haysiyetsiz bir hayat sürmesi halinde de nafakanın kaldırılması talep edilebilir.

Ödeme Gücünün Tamamen Yitirilmesi: Nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü tamamen yitirmesi halinde nafaka kaldırılabilir.

Toptan Ödeme (Lump Sum) Uygulaması

2025 yılı Yargıtay içtihatlarında dikkat çeken önemli bir gelişme, toptan ödeme uygulamasının öne çıkmasıdır. Yargıtay, özellikle kısa süreli evliliklerde veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda, aylık irat yerine tek seferlik toptan ödeme seçeneğinin değerlendirilmesini zorunlu kılan kararlar vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.11.2025 tarihli ve E.2025/3113, K.2025/9698 sayılı kararında:

“Tarafların evlilik süresi ve ekonomik durumları gözetilerek, nafakanın aylık irat yerine bir defaya mahsus toptan ödeme şeklinde yapılması gerektiği” belirtilmiştir.

Bu uygulama, yasa değişmeden içtihat yoluyla geliştirilen önemli bir çözüm olarak değerlendirilebilir. Toptan ödeme kararı verildiğinde, bu ödemenin yapılmasıyla nafaka borcu tamamen sona erer ve ömür boyu sürmez.

Ancak toptan ödeme miktarının belirlenmesinde dikkatli olunması gerekmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2025 tarihli ve E.2024/1656, K.2025/4959 sayılı kararında, toptan nafaka miktarının belirli bir süre baz alınarak hesaplanmasının kanuna aykırı olduğu vurgulanmıştır. Miktar, nafakanın niteliği ve tarafların mali gücü dikkate alınarak belirlenmelidir.


Anayasa Mahkemesi’nin Süresiz Nafaka Görüşü

Süresiz nafaka uygulamasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş, ancak Mahkeme bu başvuruyu reddetmiştir. AYM’nin 17.05.2012 tarihli ve 2011/136 E., 2012/72 K. sayılı kararında şu gerekçelere yer verilmiştir:

Kanunda yer alan “süresiz olarak” ibaresinin, nafaka alacaklısının her zaman ölünceye kadar yoksulluk nafakası alacağı anlamına gelmediği vurgulanmıştır. Kanun koyucunun TMK’nın 175. maddesinde “süresiz olarak” ibaresine yer vermesinin amacı, boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eş tarafından şartları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır.

Evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olan yoksulluk nafakasının özünde ahlaki değerler ve sosyal dayanışma düşüncesi yer almaktadır.

Karşı oyda ise yoksulluk nafakasının süresiz talep edilebilmesinin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu belirtilmiştir.


Doktrindeki Görüşler ve Tartışmalar

Reformu Destekleyen Görüş

Akademik literatürde süresiz nafaka uygulamasının değiştirilmesi gerektiğini savunan güçlü görüşler bulunmaktadır. Neslihan Ulusoy (2019), bu konuda şu değerlendirmeyi yapmaktadır:

“Nafaka yükümlüsünü de boşanmış olduğu eşine nafaka ödeyebilmek için kişi belki ömür boyu daha fazla çalışma ve onun geçimini zorlamaya mahkum etmek kişilik haklarına aykırılık oluşturmaktadır.”

Bu görüşe göre, hakimin takdir yetkisinin artırılması veya süre sınırı getirilmesi gerekmektedir. Özellikle kısa süreli evliliklerde ömür boyu nafaka ödenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı vurgulanmaktadır.

Mevcut Düzenlemeyi Savunan Görüş

Diğer taraftan, nafaka sisteminin sınırlandırılmasının kadınları mağdur edeceğini savunan görüşler de bulunmaktadır. Yaren Didem Özşenol (2021), bu görüşü şöyle aktarmaktadır:

“Çalışması engellenen, şiddet gören, istihdam sağlanmayan kadının boşanma ile ne kadar süre yoksul durumda kalacağının önceden belirlenmesi mümkün değildir. Yapılacak düzenleme kadın haklarını hiçe saymaktadır.”

Bu görüşe göre, ekonomik olarak kırılgan durumda olan eşlerin korunması sosyal devlet ilkesinin gereğidir.


Nafakanın Azaltılması ve Artırılması

Nafaka Miktarının Değiştirilmesi

Nafakanın tamamen kaldırılması mümkün olmasa bile, koşullardaki değişiklikler nedeniyle miktarının güncellenmesi talep edilebilir. Şu faktörler dikkate alınır:

Tarafların gelir durumundaki değişiklikler, enflasyon oranı ve yaşam maliyetlerindeki artış, bölgesel yaşam standardı farklılıkları, yeni aile yükümlülükleri gibi unsurlar nafaka miktarının belirlenmesinde etkilidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 03.12.2014 tarihli ve E.2014/7244, K.2014/15735 sayılı kararında, asgari ücretle işe girmenin yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmayabileceği, ancak nafaka miktarında indirim sebebi olabileceği ifade edilmiştir.

Delil Stratejisi

Nafakanın kaldırılması veya azaltılması davalarında güçlü bir delil seti sunulması kritik öneme sahiptir. Kullanılabilecek deliller arasında SGK ve vergi kayıtları, bordrolar, banka hareketleri, e-Devlet dökümleri, iş arama ve istihdam belgeleri, sağlık raporları, barınma ve mesai gider belgeleri sayılabilir.

Soyut iddialar yeterli olmayacağından, her iddia açık ve belgeli şekilde dosyaya sunulmalıdır.


Sık Sorulan Sorular (SSS)

Süresiz nafaka tamamen kalkıyor mu?

Hayır, Ocak 2026 itibarıyla süresiz nafaka uygulaması yasal olarak kaldırılmamıştır. Ancak Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı taslak düzenleme ile süreli/kademeli modele geçiş tartışılmaktadır. Kesin bir değişiklik için TBMM’de yasalaşma sürecinin tamamlanması gerekmektedir.

Yeni nafaka düzenlemesi ne zaman yürürlüğe girecek?

Henüz kesin bir tarih bulunmamaktadır. Taslak metin Meclis’e sunulup komisyon ve Genel Kurul aşamalarından geçtikten sonra yürürlüğe girebilir. Bu süreçte değişiklikler yapılması mümkündür.

Kısa süreli evliliklerde nafaka ne kadar sürer?

Mevcut yasaya göre süre sınırı bulunmamaktadır. Ancak Yargıtay’ın 2025 içtihatlarında, kısa süreli evliliklerde “toptan ödeme” yönteminin tercih edilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu sayede tek seferlik ödeme ile nafaka borcu tamamen sona ermektedir.

Nafaka alacaklısı işe girerse nafaka kalkar mı?

Otomatik olarak kalkmaz. Ancak düzenli ve yeterli bir gelire kavuşulması, yoksulluk şartını ortadan kaldırabilir. Bu durumda nafaka yükümlüsü dava açarak nafakanın kaldırılmasını veya indirilmesini talep edebilir.

Nafaka alacaklısı başka biriyle yaşarsa ne olur?

Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, nafakanın kaldırılması sebebidir. Ancak bunun için dava açılması ve mahkeme kararı alınması gerekmektedir.

Tazyik hapsinde üst sınır var mı?

Mevcut uygulamada her dönem için ayrı ayrı tazyik hapsi uygulanabildiğinden toplamda uzun sürelere ulaşabilmektedir. Yeni düzenleme ile toplam süreye üst sınır getirilmesi planlanmaktadır.

Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka değiştirilebilir mi?

Evet, Yargıtay kararlarına göre anlaşmalı boşanma ile belirlenen nafaka da tarafların mali durumlarının değişmesi halinde dava yoluyla kaldırılabilir veya azaltılabilir.

Nafaka yerine toptan ödeme yapılabilir mi?

Evet, TMK’nın 176/2. maddesi uyarınca nafakanın toptan ödeme şeklinde yapılmasına karar verilebilir. 2025 yılı Yargıtay içtihatlarında bu yöntem özellikle kısa süreli evliliklerde tercih edilmektedir.

Nafaka borcu ödenmazse ne olur?

Nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında icra takibi başlatılabilir ve tazyik hapsine karar verilebilir. Nafaka alacakları, haciz sırasında birinci sıradadır.

Nafaka artış oranı nasıl belirlenir?

Mahkeme, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, enflasyon oranını ve yaşam maliyetlerindeki değişiklikleri dikkate alarak artış oranını belirler. Taraflar aralarında protokol düzenleyerek artış oranını da kararlaştırabilirler.


Sonuç ve Değerlendirme

Süresiz nafaka konusu, Türk aile hukukunun en tartışmalı alanlarından biri olmaya devam etmektedir. Ocak 2026 itibarıyla mevcut yasal düzenleme değişmemiş olup, TMK’nın 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası hâlâ süresiz olarak talep edilebilmektedir.

Ancak Adalet Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı reform paketi ile önemli değişiklikler gündeme gelmiştir. Evlilik süresine endeksli süreli nafaka modeli, tazyik hapsine üst sınır getirilmesi ve aile arabuluculuğunun güçlendirilmesi bu paketin ana unsurlarını oluşturmaktadır.

Öte yandan, Yargıtay’ın 2025 yılı içtihatlarında “toptan ödeme” uygulamasının öne çıkması, yasa değişmeden de fiili bir çözüm yolu sunmaktadır. Kısa süreli evliliklerde tek seferlik ödeme ile nafaka borcunun tamamen sona ermesi mümkün hale gelmiştir.

Nafaka davalarında doğru strateji kurmak, güçlü delil seti oluşturmak ve güncel içtihatları takip etmek kritik öneme sahiptir. Bu nedenle aile hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel destek alınması önerilmektedir.


Kaynakça

Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.169, 175, 176, 182, 364

Yargıtay Kararları

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/437, K.2025/7206, T.15.09.2025
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/9500, K.2025/5821, T.03.06.2025
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/7203, K.2025/3258, T.07.04.2025
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2025/3113, K.2025/9698, T.17.11.2025
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2024/1656, K.2025/4959, T.13.05.2025
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2016/8859, K.2017/14407, T.12.12.2017
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/4032, K.2024/5401, T.04.07.2024
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/119, K.2023/1487, T.30.03.2023
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2014/7244, K.2014/15735, T.03.12.2014

Anayasa Mahkemesi Kararı

  • Anayasa Mahkemesi, E.2011/136, K.2012/72, T.17.05.2012

Akademik Kaynaklar

  • MIDIK, Sadık Furkan (2023), “Türk Hukukunda Genel Olarak Nafaka Türleri ve Özellikle Yoksulluk Nafakası ile Nafakanın Süresiz Olması Sorunu”
  • ÖZŞENOL, Yaren Didem (2021), “Yoksulluk Nafakasında Süre Sınırlaması”
  • ULUSOY, Neslihan (2019), “Türk Medeni Hukukunda Nafakalar”
  • YILDIRIM, Ece (2020), “Yoksulluk Nafakası”
  • TEK, Sultan Ünlüsoy (2022), “Boşanmanın Mali Sonuçları ve Yoksulluk Nafakası”
  • ÇAKIR, Edanaz (2023), “Boşanmanın Mali Sonuçları”
  • DOĞAN, Simge (2020), “Boşanmanın Eşler Açısından Mali Sonuçları”
  • GÜNCAN, Hilal Nur (2019), “Türk Hukukunda Tedbir, Yoksulluk ve İştirak Nafakası”

Son Güncelleme: Ocak 2026

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top